Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Kord kanında Coombs testi pozitifliği: Riskli yenidoğanların erken saptanması ve izlem sonuçlarının değerlendirilmesi

Ali Ulaş Tuğcu, Faika Ceylan Çiftçi, Esra Aktepe Keskin

Künye

Kord kanında Coombs testi pozitifliği: Riskli yenidoğanların erken saptanması ve izlem sonuçlarının değerlendirilmesi. Perinatoloji Dergisi 2020;28(1):42–47 DOI: 10.2399/prn.20.0281009

Yazar Bilgileri

Ali Ulaş Tuğcu1,
Faika Ceylan Çiftçi2,
Esra Aktepe Keskin3

  1. Medisis Hastanesi, Yenidoğan Kliniği, Ankara
  2. Koru Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Ankara
  3. Medisis Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Ankara
Yazışma Adresi

Ali Ulaş Tuğcu, Medisis Hastanesi, Yenidoğan Kliniği, Ankara, ulastugcu@yahoo.co.uk

Yayın Geçmişi

Gönderilme Tarihi: 25 Ocak 2020

Kabul Edilme Tarihi: 10 Nisan 2020

Erken Baskı Tarihi: 10 Nisan 2020

Yayınlanma Tarihi: 26 Mayıs 2020

Çıkar Çakışması

Çıkar Çakışması: Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Direkt Coombs testi (DCT), yenidoğanların kırmızı kürelerinde bulunan antijenlere karşı oluşan ve hemolitik hastalığa yol açan antikorların tespiti için yapılan bir tarama işlemidir. Çalışmamız, DCT pozitifliği olan ve olmayan yenidoğanların demografik verilerinin ve erken dönem sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır.
Yöntem
Ocak 2019 ile Eylül 2019 tarihleri arasında hastanemizde doğan, doğum öncesinde annelerinden bilgilendirilmiş onam formu alınan ve kordon kanı çalışılan tüm yenidoğanların bilgileri geriye dönük olarak tarandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPPS 25 (IBM Corp. Released 2017; IBM SPSS Statistics for Windows, Versiyon 25.0; IBM Corp., Armonk, NY, ABD) istatistik paket programı kullanıldı.
Bulgular
Çalışmaya 302 yenidoğan dahil edildi. Direkt Coombs testi sonucu, 27 olguda pozitif saptandı. Direkt Coombs testi pozitifliği olan vakaların fototerapi oranları %74 (20/27) bulundu. Direkt Coombs testi pozitif olguların, negatif olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha fazla fototerapi aldığı, daha erken fototerapi başlandığı, hastanede daha uzun süre yattığı ve daha düşük serum total bilirubin değerleri olduğu tespit edildi (sırasıyla p=0.003, p=0.015, p=0.038 ve p=0.026).
Sonuç
Günümüzde sarılığın önlenmesi için özellikle risk faktörü olan yenidoğanlarda kesin bir yöntem bulunmamaktadır. Yenidoğanlar için bu noktada yapılabilecek olan, risk faktörüne sahip olup olmadığının tespiti ve risk faktörü saptanan yenidoğanların uygun şekilde izlemidir. Direkt Coombs testi, yenidoğanlarda hemolitik anemi ve buna bağlı gelişebilecek hiperbilirubinemi klinik tablosunun önceden öngörülebilmesinde ve gecikme olmadan tedavi sürecinin başlanabilmesinde, halen önemli rol oynamaktadır.
Anahtar Kelimeler

Direkt Coombs testi, hiperbilirubinemi, hemolitik anemi.

Giriş
Direkt Coombs testi (DCT) olarak da bilinen direkt antiglobulin testi, yenidoğanların kırmızı kürelerinde (KK) bulunan çeşitli antijenlere karşı oluşan ve yenidoğanlarda hemolitik hastalığa yol açan antikorların tespit edilmesi için yapılan bir tarama işlemidir. Bu antikorlar anne serumunda bulunan immunoglobulin G (IgG) yapısından, transplasental yol aracılığı ile fetüse geçer ve KK üzerindeki antijenlere bağlanır. Daha sonrasında, yenidoğanın KK yaşam sürelerinin kısalmasına, KK’lerin yıkılmasına, şiddetli anemiye ve hiperbilirubinemiye yol açabilen yıkım süreci başlar.[1]
Yenidoğanlarda DCT pozitifliğine yol açan neden, çoğunlukla anne ile fetüs ve/veya yenidoğan arasındaki ABO uygunsuzluğudur. Yine Rh grup uygunsuzlukları, küçük ve alt gruplar (anti-E, anti-C vb.) arasında meydana gelen uyumsuzluklar ve annede otoimmün hemolitik hastalığın varlığı da, direkt Coombs testinin pozitifliğine neden olabilmektedir.[2,3] Çalışmamızda, direkt antiglobulin test pozitifliği olan ve olmayan yenidoğanların, demografik verilerinin ve erken dönem sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır.
Yöntem
Çalışma, Medisis Hastanesi Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Doğum servisinde Ocak 2019 ile Eylül 2019 tarihleri arasında doğan, doğum öncesinde annelerinden bilgilendirilmiş onam formu alınan ve kordon kanı çalışılan tüm yenidoğanların bilgilerinin, geriye dönük olarak taranmasıyla yapılmıştır. Gestasyonel haftası <36 olan preterm yenidoğanlar ve sepsis, konjenital malformasyon, kromozom anomalisi ve konjenital kalp hastalığı tanısı olan term yenidoğanlar çalışma dışı bırakılmıştır.
Doğum esnasında, 5 ml steril enjektör ile kord kanı elde edilmiş; elde edilen örnek, kan bankasında DiaMED-ID Micro Typing System® (Diamed, Morat, İsviçre) aracılığı ile kan grubu ve Rh tayini için hemagglutinasyon ve antiglobulin antikor tayini, Direkt Coombs testi için jel santifigürasyon / kolon aglütinasyon yöntemi ile çalışılmıştır. Direkt antiglobulin sonucu negatif, +1, +2, +3 ve +4 olarak sınıflandırılmıştır.
Onam alınan hastaların kan bankası verileri incelenmiş; anne ve bebeğin kan grubu, anne ve bebeğin Rh D grubu, annede alloimmunizasyon varsa antikor tayini, direkt antiglobulin testi ve pozitif sonuçlananların derecesi kayıt altına alınmıştır. Direkt antiglobulin testi pozitif saptanan yenidoğanların, antenatal ve postnatal dönemi özellikleri hastane bilgi bankası aracılığıyla değerlendirilmiştir. Direkt antiglobulin testi negatif olan ve indirekt hiperbilirubinemi ön tanısı ile fototerapi alan yenidoğanların antenatal, natal ve postnatal kayıtları taranmıştır. Her iki grupta anne yaşı, gestasyonel diyabet, gebelikte maternal enfeksiyon, maternal alloimmunizasyon ve fetal hidrops olup olmadığı kayıt edilmiştir. Bebeğin doğum ağırlığı, cinsiyeti, gestasyonel haftası, doğum şekli (normal spontan vajinal yol [NSVY] veya sezaryen [C/S]) ve beslenme şekli (sadece anne sütü alan, sadece mama alan, hem anne sütü hem mama alan), anemi, polisitemi, sefal hematom ve ekimoz verileri kayıt edilmiştir. Hemoliz varlığı, periferik yayma ve retikülosit sayımı ile doğrulanmıştır. Fototerapi alıp almadığı, aldıysa süresi (saat), fototerapiye başlandığı andaki serum bilirubin seviyesi, bilirubin yüksekliği nedeniyle 2. kez yatış olup olmadığı, kan değişimi yapılıp yapılmadığı ve intravenöz immunoglobulin (IVIG) tedavisi alıp almadığı not edilmiştir. Anne bebek arasında ABO uygunsuzluğu, anne 0 kan grubu iken bebeğin A, B veya AB kan grubuna sahip olması olarak tanımlanmıştır.
Fototerapi kararı, Amerikan Pediatri Akademisinin 2004 ve 2011 (revize edilmiş) yönergesine göre alınmıştır.[4] Tedavi almasına karar verilen bebeklerin bilirubin seviyelerinin takibi, taburculuk kararı ve taburcu edilen bebeklerin kontrol zamanı aynı hekim tarafından, saat-özgül Bhutani nomogramı kullanılarak yapılmıştır.[5] Direkt antiglobulin test pozitifliği olan ve olmayan yenidoğanların demografik verileri ve erken dönem sonuçları karşılaştırılmıştır.
Verilerin değerlendirilmesinde SPPS 25 (IBM Corp. Released 2017; IBM SPSS Statistics for Windows, Version 25.0; Armonk, NY, ABD) istatistik paket programı kullanılmıştır. Değişkenler ortalama±standart sapma, yüzde ve frekans değerleri kullanılarak ifade edilmiştir. Değişkenler normallik, varyansların homojenliği ön şartlarının kontrolü yapıldıktan sonra (Shapiro-Wilk ve Levene testi) değerlendirilmiştir. Değişkenlerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için Kolmogorov-Smirnov testi uygulandı. İki grup parametreleri Student’s t-testi veya Mann-Whitney U testi ile karşılaştırıldı. Kategorik veriler Fisher’in kesin testi ve ki kare testi ile analiz edildi. Testlerin anlamlılık düzeyi için p<0.05 değeri kabul edilmiştir.
Bulgular
Çalışma döneminde 302 yenidoğanın doğumu gerçekleşmiştir. Bebeklerin 132’si (%43.7) A kan grubu, 47’si (%15.5) B kan grubu, 102’si (%33.7) 0 kan grubu, 21’ise (%6.9) AB kan grubuna sahipti. Altmış dört olguda (%21.1), anne bebek arasında ABO uygunsuzluğu saptanmıştır (A kan grubuna sahip 53 yenidoğan ile, B kan grubuna sahip 11 yenidoğan). Toplam 4 olguda Rh uygunsuzluğu saptanmıştır. Direkt Coombs testi sonucu, 27 olguda pozitif saptanmıştır. Bu olguların 18’inin test sonucu +1, 8’inin 2+, 1’inin ise 3+ olup; +4 olgu tespit edilmemiştir. Direkt Coombs testi pozitifliği olan vakaların fototerapi oranları %74 (20/27) bulunmuştur (Tablo 1). İki grupta da gestasyonel diyabet, gebelikte maternal enfeksiyon, maternal alloimmunizasyon ve fetal hidrops görülmemiştir. Gruplar arasında gestasyonel hafta ve doğum ağırlığı yönünden istatistiksel fark saptanmamıştır (sırasıyla, p=0.445 ve p=0.280).
Direkt Coombs testi pozitif olguların DCT negatif olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha fazla fototerapi aldığı, daha erken fototerapi başlandığı, hastanede daha uzun süre yattığı ve daha düşük serum total bilirubin değerleri olduğu tespit edilmiştir (sırasıyla, p=0.003, p=0.015, p=0.038 ve p=0.026). Hemoliz ve IVIG tedavisi DCT pozitif grupta, serum total bilirubin seviyesi, ekimoz ve polisitemi DCT negatif olan grupta istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.05). Fototerapi için tekrar yatış ve beslenme şekli açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05) (Tablo 1).
Direkt Coombs testi pozitifliği, 27 yenidoğanda (%8.9) saptanmıştır. Pozitiflik saptanan olguların tamamında ABO uygunsuzluğu olduğu görülmüştür (21 olgu bebek A/anne 0, 6 olguda bebek B/anne 0). Direkt Coombs testi pozitif yenidoğanların hiçbirinde Rh ve minör kan grubu uygunsuzluğu tespit edilmemiştir. Olguların 15’i kız (%55.6), 12’si ise erkektir (%44.4). Vücut ağırlıkları ortalama 3130±468 gram, gestasyonel hafta ortalaması ise 37.7±1.5 hafta saptanmıştır. Olguların 20’sinin C/S ile, 7’sinin ise NSVY ile doğduğu tespit edilmiştir. Direkt Coombs testi pozitif olan ama ilk 48 saat içinde fototerapi başlanmayan ve taburcu edilen 11 yenidoğanın poliklinik kontrolünde 4’ünün (%36.3), fototerapi almayı gerektirecek total serum bilirubin düzeyine sahip olduğu saptanmıştır.
Direkt Coombs testi negatif olan yenidoğanlardan 37’sinin (%13.4) fototerapi aldığı saptanmıştır (37/275). Bu olguların 19’sı kız (% 51.3), 18’i ise erkektir (%48.7). Vücut ağırlıkları ortalaması 2980±516 gram, gestasyonel hafta ortalaması ise 37.4±1.8 hafta olarak saptanmıştır. Hastaların 25’sinin C/S ile (%67.6), 12’sinin NSVY ile (%32.4) doğduğu tespit edilmiştir. 18 bebeğin kan grubu A (%48.6), 11’inin 0 (%29.7), 6’sının B (%16.2) ve 2’sinin ise AB (%5.4) olarak saptanmıştır. Direkt Coombs testi negatif olup fototerapi alan 14 bebekte ABO uygunsuzluğu (12 bebek A /anne 0, 2 bebek B/anne 0), 4 bebekte Rh uygunsuzluğu olup DCT negatif tespit edilmiştir. Hastalarımızın hiçbirinde minör kan grubu uygunsuzluğu saptanmamıştır. Olguların 4’ünde ekimoz (%14.8) (zor doğum öyküsü) ve 2’sinde polisitemi (%7.4) (yenidoğan polisitemisi) saptandı. Üç olgunun kardeşinin de indirekt hiperbilirubinemi ön tanısı ile fototerapi aldığı görülmüştür.
Tartışma
Erken ve zamanında tanı konup uygun şekilde tedavi edilmeyen indirekt hiperbilirubineminin, başta bilirubin ensefalopatisi olmak üzere erken ve geç (kernikterus) çeşitli nörolojik sekellere yol açtığı bilinmektedir.[6,7] Bu nedenle, bilirubin yüksekliğinin erken saptanması ve tedavi sürecinin erken başlaması önemlidir. Bu çalışmada, direkt Coombs testinin rutin olarak tüm yenidoğanlarda çalışılmasının, test sonucu pozitif ve negatif çıkan yenidoğanların yakın klinik izleminin, sonuçları nasıl etkilediğinin anlaşılması amaçlanmıştır.
Hiperbilirubinemi alt komitesi, kimlerden kordon kanında DCT yapılabileceği ile ilgili olarak: tüm gebelerin, ABO ve Rh (D) grupları açısından test edilmesini, nadir görülen olası antikorlar açısından taranmasını, (i) gebenin prenatal dönemde kan grubu bilinmiyorsa ya da Rh (-) ise; kordon kanında kan grubu, Rh tayini ve direkt Coombs testi taraması yapılması, (ii) anne kan grubu 0 Rh (+) ise, kord kanında kan grubu ve DCT yapılmasının kararı, risk durumları göz önünce bulundurularak karar verilmesini önermektedir.[4]
Hastanemiz politikası gereği, tüm yenidoğanların kordon kanından kan grubu ve DCT çalışması yapılmaktadır. Çeşitli çalışmalar, ABO ve Rh uygunsuzluğu olan yenidoğanların kordon kanından DCT çalışılmasının, olası hemoliz ve komplikasyonlarının erken saptanabilmesine yardımcı olduğunu göstermiştir.[8,9] Kordon kanında bilirubin tespiti ve takibinin, hiperbilirubinemi gelişimini daha iyi öngördüğünü gösteren, kordon kanında rutin DCT çalışılmasının maliyet-etkinlik açısından faydalı olmadığını ortaya koyan çalışmalar da mevcuttur.[10,11]
Çalışmamız, hastanemizde doğan tüm yenidoğanlarda DCT pozitifliğini %8.9 olarak saptamıştır. Elde edilen sonuç, literatürde mevcut çeşitli çalışmalardan elde edilen sonuçların üzerindedir. Diloon ve ark., bu insidansı %2.3 saptamışken; Valsami ve ark. %2.59 olarak saptamıştır.[12,13] Altuntaş ve ark.’nın çalışmasında ise bu sonuç, %6.6 saptanmış olup, hastanemiz sonuçları ile benzerlik taşımaktadır.[14]
ABO uygunsuzluğu, yenidoğan hemolitik hastalığının en sık nedenidir. Tüm gebeliklerin %15–20’sine ABO uygunsuzluğu saptanmaktadır.[15] Çalışmamızda ABO uygunsuzluğu oranı %21.1 olarak bulunmuştur. Rh immunizasyonu ile birlikte, minör kan grubu uygunsuzlukları, yenidoğan hemolitik hastalığının en önemli nedenlerinden biri haline gelmiştir. Çalışmamızda, her iki grupta da minör-kan grubu uygunsuzluğu vakası saptanmamıştır. Narter ve ark.’nın çalışmasında, DCT pozitifliği olan vakaların %38.1’inde tedavi gerektiren hiperbilirubinemi geliştiğini saptanmışken, çalışmamızda bu oran %74 olarak bulunmuştur.[16]
Çalışmamızda, DCT pozitif yenidoğanların tamamı, hiperbilirubinemi gelişimi açısından aynı hekim tarafından yakın izlenmiş, cilt ikteri belirginleşen yenidoğanlarda serum bilirubin seviyeleri kontrol edilmiştir. Buna göre DCT pozitif 27 yenidoğanın 16’sında, ilk 48 saat içinde, serum bilirubin seviyeleri yaşa göre bilirubin nomogramına göre 95 persentilin üstünde saptanmış ve fototerapi başlanmıştır. Direkt Coombs testi pozitifliği saptanan ve ilk 48 saat içinde fototerapi almayan 11 yenidoğan ise, yönergeye uygun olarak taburculuk sonrasında ilk 24–48 saat içinde yeniden- değerlendirilmiş; 11 yenidoğanın 4’ünde, fototerapi gerektiren serum total bilirubin değeri saptanmıştır. Çalışmamızda tedavi gerektiren hiperbilirubinemi oranının, diğer çalışmalardan daha yüksek saptanmış olması, risk grubunun daha yakından ve sistematik izlenmiş olmasına bağlanmış olup; DCT pozitif olan hastaların daha yakından takip edilmesi gerektiği de gösterilmiştir.
Yenidoğanlarda serum bilirubin seviyesinin en üst noktaya 3–6. günlerde ulaştığı bilinmektedir.[17] Bu nedenle doğum sonrası erken taburcu edilen ve hiperbilirubinemi açısından riskli grupta yer alan olguların, taburculuk sonrasında 24–48 saatlik bir aralıkta kontrole çağrılması önerilmektedir.[18] Hastanemizde anne ve bebeklerin doğum sonrası izlemi, 48 saat olarak gerçekleşmektedir. Yenidoğanlar risk faktörleri değerlendirilerek 24–48 saat içinde kontrole çağrılmaktadır.
Direkt Coombs testi, indirekt hiperbilirubineminin patolojik sınıra ulaşması ve fototerapi için hastaneye yatışı ön görmede, oldukça yararlı bir tetkiktir.[14] Bu nedenle testin pozitif olması, olası klinik durumlar (hemolitik anemi) ve komplikasyonları (hiperbilirubinemi, hidrops, kalp yetmezliği vb.) açısından, klinisyenlerin daha tedbirli davranmasına yol açmaktadır. Riskli grupta yer almayan yenidoğanlar bakımından ise, tanı ve tedavi sürecinde gecikmeler yaşanabilmektedir. Bu durumla uyumlu olarak, DCT negatif olan hastalara kıyasla DCT pozitif olgulara fototerapi başlanma günü daha erken ve fototerapi süresi daha kısa saptanmıştır. Daha erken yatan DCT pozitif hastaların fototerapi için yatış bilirubin sınırı risk faktörlerinin olması nedeniyle daha düşük bulunmuştur.
Direkt Coombs testi negatif olgularda, indirekt hiperbilirübinemi risk faktörleri (ABO ve Rh uygunsuzluğu, ekimoz, polisitemi, fototerapi alan kardeş öyküsü) daha önceki çalışmalarla benzer oran taşımaktadır (Bu gruba doğumdan sonraki 48 saatlik anne yanı izlemi döneminde, ikter için sadece rutin fizik değerlendirme yapılmıştır).[19]
Çalışmanın kısıtlılığı yönünden değerlendirildiğinde, çalışmamızda yer alan fototerapi alan yenidoğanlar dışında, hastanemizde doğmuş yenidoğanların, indirekt hiperbilirubinemi tanısı ile başka bir merkezde fototerapi alıp almadığı bilinmemektedir. Bu verilerinin bilinmesi sonuçları etkileyebileceğinden, bu yönüyle çalışmamız tek merkez verisi olup kısıtlılığa sahiptir. Sonuçta verilerimiz tek merkez olduğundan genelleştirilemez. Dolayısıyla ulusal fototerapi ile ilişkili risk faktörlerinin detaylı ve büyük örneklemler ile değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç
Günümüzde sarılığın önlenmesi için özellikle risk faktörü olan yenidoğanlarda kesin bir yöntem bulunmamaktadır. Yenidoğanlar için bu noktada yapılabilecek olan, risk faktörüne sahip olup olmadığının tespiti ve risk faktörü saptanan yenidoğanların uygun şekilde izleminin yapılmasıdır. Direkt Coombs testi, yenidoğanlarda hemolitik anemi ve buna bağlı gelişebilecek hiperbilirubinemi klinik tablosunun önceden öngörülebilmesinde ve gecikme olmadan tedavi sürecinin başlanabilmesinde, halen önemli rol oynamaktadır.
Kaynaklar
  1. Issitt PD. Hemolytic disease of the newborn. In: Issitt PD, editor. Applied blood group serology. 3rd ed. Durham, NC: Montgomery Scientific, 1985. p. 571–98.

  2. Tugcu AU. Ince DA, Turan O, Belen B, Olcay L, Ecevit A. Hemolytic anemia caused by non-D minor blood incompatibilities in a newborn. Pan Afr Med J 2019;33:262. [PubMed] [CrossRef

  3. Moran P, Robson SC, Reid MM. Anti-E in pregnancy. BJOG 2000;107:1436–8. [PubMed] [CrossRef

  4. American Academy of Pediatrics Subcommittee on Hyperbilirubinemia. Management of hyperbilirubinemia in the newborn infant 35 or more weeks of gestation. Pediatrics 2004;114:297–316. [PubMed] [CrossRef

  5. Bhutani VK, Johnson L, Sivieri EM. Predictive ability of a predischarge hour-specific serum bilirubin for subsequent significant hyperbilirubinemia in healthy term and near-term newborns. Pediatrics 1999;103:6–14. [PubMed] [CrossRef

  6. deHaas M, Thurik FF, Koelewijn JM, van der Schoot CE. Haemolytic disease of the fetus and newborn. Vox Sang 2015;109:99–113. [PubMed] [CrossRef

  7. Kaplan M, Bromiker R, Hammerman C. Hyperbilirubinemia, hemolysis, and increased bilirubin neurotoxicity. Semin Perinatol 2014;38:429–37. [PubMed] [CrossRef

  8. Baptista-González H, Hernández-Martínez JA, Galindo-Delgado P, Santamaría-Hernández C, Rosenfeld-Mann F. Usefulness of direct antiglobulin test in neonatal screening. [Article in Spanish] Bol Med Hosp Infant Mex 2009;66:502–10. 

  9. Kaplan M, Hammerman C, Vreman HJ, Wong RJ, Stevenson DK. Direct antiglobulin titer strength and hyperbilirubinemia. Pediatrics 2014;134:e1340–4. [PubMed] [CrossRef

  10. Shahid R, Graba S. Outcome and cost analysis of implementing selective Coombs testing in the newborn nursery. J Perinatol 2012;32:966–9. [PubMed] [CrossRef

  11. Leistikow EA, Collin MF, Savastano GD, de Sierra TM, Leistikow BN. Wasted health care dollars. Routine cord blood type and Coombs’ testing. Arch Pediatr Adolesc Med 1995;149:1147–51. [PubMed] [CrossRef

  12. Dillon A, Chaudhari T, Crispin P, Shadbolt B, Kent A. Has anti-D prophylaxis increased the rate of positive direct antiglobulin test results and can the direct antiglobulin test predict need for phototherapy in Rh/ABO incompatibility? J Paediatr Child Health 2011;47:40–3. [PubMed] [CrossRef

  13. Valsami S, Politou M, Boutsikou T, Briana D, Papatesta M, Malamitsi-Puchner A. Importance of direct antiglobulin test (DAT) in cord blood: causes of DAT (+) in a cohort study. Pediatr Neonatol 2015;56:256–60. [PubMed] [CrossRef

  14. Altuntaş N, Taşçı Çelebi D, Koçak M, Andıran N. Yenidoğan bebeklerde direkt Coombs testi taraması ve pozitifliğinin morbidite üzerine etkisi; tek merkez deneyimi. Pamukkale Tıp Dergisi 2015;8:39–44. 

  15. Sarici SU, Yurdakök M, Serdar MA, Oran O, Erdem G, Tekinalp G, et al. An early (sixth-hour) serum bilirubin measurement is useful in predicting the development of significant hyperbilirubinemia and severe ABO hemolytic disease in a selective high-risk population of newborns with ABO incompatibility. Pediatrics 2002;109:e-53. [PubMed] [CrossRef

  16. Narter F, Ergüven M. Direkt Coombs pozitif ABO uygunsuzluğunda doğum sonrası on ikinci saatte bilirubin persentilinin profilaktik intravenöz immünglobülin kullanımında belirleyici rolü. Çocuk Dergisi 2009;9:22–4. 

  17. Maisels MJ, Newman TB. Jaundice in full-term and near-term babies who leave the hospital within 36 hours. The pediatrician’s nemesis. Clin Perinatol 1998;25:295–302. [PubMed] [CrossRef

  18. Braveman P, Egerter S, Pearl M, Marchi K, Miller C. Problems associated with early discharge of newborn infants. Early discharge of newborns and mothers: a critical review of the literature. Pediatrics 1995;96:716–26. [PubMed

  19. Bratlid D. Bilirubin toxicity: pathophysiology and assessment of risk factors. N Y State J Med 1991;91:489–92. [PubMed
Dosya / Açıklama
Tablo 1.
Grupların demografik ve klinik özellikleri.