Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Künye

Fetal manyetik rezonans görüntüleme endikasyonlarının incelenmesi. Perinatoloji Dergisi 2018;26(0):- DOI: 10.2399/prn.18.0261006

Yazar Bilgileri

Serenat Eriş Yalçın1,
Yakup Yalçın2,
Esra Nur Tola3,
And Yavuz4,
Mehmet Özgür Akkurt5,
Mekin Sezik1,
Mehmet Okan Özkaya1

  1. Süleyman Demirel Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Isparta TR
  2. Isparta Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Isparta TR
  3. Süleyman Demirel Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Isparta TR
  4. T.C. Sağlık Bakanlığı Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Bilim Dalı İstanbul TR
  5. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Bilim Dalı Bursa TR
Yazışma Adresi

Serenat Eriş Yalçın, Süleyman Demirel Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Isparta TR, serenateris@hotmail.com

Yayın Geçmişi

Gönderilme Tarihi: 23 Aralık 2017

Kabul Edilme Tarihi: 26 Mart 2018

Erken Baskı Tarihi: 26 Mart 2018

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Fetal anatomiyi değerlendirmede ultrasonografi tercih edilen tarama yöntemi olmasına rağmen, hızlı tarama tekniklerinin gelişmesiyle fetal manyetik rezonans görüntüleme (MRG) giderek daha fazla kullanılmaktadır. MRG, daha iyi doku kontrastı sağlar ve sonografiden farklı olarak, maternal obezite, fetal pozisyon, oligohidramnios veya kemik artefaktlardan önemli ölçüde etkilenmez. Fetal MRG genellikle kesin olmayan sonografik bulguları teyit etmek veya fetal malformasyonların ileri değerlendirilmesinde endikedir. Amacımız, üçüncü basamak merkezimizde klinisyenler tarafından tercih edilen fetal MRG endikasyonlarının incelenmesidir.
Yöntem
Üç yıllık dönemde fetal MRG'leri çekilen 112 olgu retrospektif olarak incelendi. Fetal lezyonlar organ sistemlerine göre sınıflandırıldı ve klinisyenlerin bu yönteme başvurma nedenleri, tercih edilen endikasyonlar ortaya kondu. 
Bulgular
Fetal MRG incelemesine 112 fetustan 68’ine intrakranial anomaliler, 23 olguda maternal obezite, sekiz fetusa intraabdominal anomali, beş fetusa intratorasik, dördüne spinal kord, bir olguya boyun anomalisi, bir olguya genitoüriner anomali ve iki fetusta da diğer anomaliler için başvurulmuştur.
Sonuç
İntrakraniyal patoloji, en sık saptanan alt grup ventrikülomegali olmak üzere, fetal MRG değerlendirmesi için major endikasyondu. Ventrikülomegali nedeniyle MRG ile ileri değerlendirme yapılan olguların üçünde (%8.3) perinatal yönetimi değiştiren ek bulgular tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler

Endikasyon, fetal, manyetik rezonans görüntüleme

Giriş
Ultrasonografi (USG), diğer modalitelere göre daha ucuz oluşu, anne ve fetüs üzerinde zararlı etkilerinin bulunmayışı ve gerçek zamanlı görüntülemeye olanak sağlaması dolayısıyla, fetal anatomiyi değerlendirmede tercih edilen primer tarama yöntemidir (1,2). Bununla birlikte küçük görüş alanı, fetal pozisyon bağımlılığı, maternal obezite ve oligohidramnioz durumunda görüntü kalitesinde azalma, ve ileri gebelik haftalarında ossifikasyon nedeniyle intrakranial yapıların görüntülenmesinde zorluk gibi limitasyonları mevcuttur (1-3). Bu nedenle ultrasonografi bulguları belirsiz veya eksik olduğunda ya da yeterli görüntüleme sağlanamadığında manyetik rezonans görüntüleme (MRG) daha iyi perinatal danışmanlık ve yönetim açısından değerli bir rol oynayabilir.

Günümüzde, ultra hızlı MRG tekniklerinin gelişmesi ve fetal hareket artefaktlarının minimize edilmesi ile fetal MRG giderek daha fazla kullanıma girmiştir. MRG daha iyi doku kontrastı, multiplanar görüntüleme olanağı sağlar ve sonografiden farklı olarak maternal obezite, fetal pozisyon, oligohidramnioz veya kemik artefaktlardan önemli ölçüde etkilenmez (4,5).

Fetal MRG genellikle kesin olmayan sonografik bulguları teyit etmek veya fetal malformasyonların ileri değerlendirilmesinde endikedir. Bu çalışmada amacımız, üçüncü basamak merkezimizde klinisyenler tarafından tercih edilen antenatal dönem MRG endikasyonlarının incelenmesidir.
Yöntem
     2014-2018 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi kadın hastalıkları ve doğum kliniğine farklı endikasyonlarla 17-35. gebelik haftalarında  refere edilen fetal MRG olguları retrospektif olarak veri tabanı incelemesi ile çıkartıldı. Toplamda 112 olgunun demografik verileri ile prenatal ultrason bulguları, prenatal ve postnatal MRG sonuçları kayıt altına alındı.
     Tüm sonografik değerlendirmeler, 2-7 mHz konveks abdominal proba sahip olan Voluson 730 ve e6 ultrason cihazı (General Electric, Tiefenbach, Avusturya) kullanılarak obstetrik sonografide deneyimli klinisyenler tarafından gerçekleştirilmişti.
     MRG incelemeleri ise 1.5 Tesla MRG cihazında (Magnetom Avento, Siemens Medical Solutions, Erlangen, Germany) gebelik haftasına göre supin veya sol yan dekübit pozisyonda, maternal-fetal sedasyon olmadan, kontrast madde kullanılmadan, ve phased-array vücut sarmalı kullanılarak yapılmıştır. Yorumlamalar fetal MRG konusunda deneyimli aynı radyolog tarafından yapılmıştı.
     Fetal lezyonlar organ sistemlerine göre sınıflandırıldı. Sonografi ve MRG sonuçları uyum ya da tutarsızlıklar açısından incelendi. Klinisyenlerin bu modaliteye başvurma nedenleri, tercih edilen endikasyonlar ortaya kondu.
 
Bulgular
     Olguların ortalama gestasyon yaşı 26.2 (17-35) hafta olarak saptanmıştır. Fetal MRG incelemesine 112 fetustan 68’ine (%60.7)  intrakranial anomaliler, 23 (%20.5) olguda maternal obezite, sekiz (%7.1) fetusa intraabdominal anomali, beş (%4.4) fetusa intratorasik, dördüne (3.5) spinal kord, bir (%0.8) olguya boyun anomalisi, bir (%0.8) olguya genitoüriner anomali ve iki (%1.7) fetusta da diğer anomaliler için başvurulmuştur (Grafik 1). İntrakranial patoloji, en sık saptanan alt grup ventrikülomegali olmak üzere, fetal MRG değerlendirmesi için major endikasyon olarak saptanmıştır.
İntrakranial anomaliler:
      68 hastanın 36’sında (%53) sonografik olarak tespit edilmiş ventrikülomegalinin ileri değerlendirmesi planlanmıştı. 17 olgu posterior fossa anomalileri (mega sisterna manga, serebellar hipoplazi/atrofi, Dandy-Walker malformasyonu (Şekil 1)), 9 olguda kavum septum pellusidum ve korpus kallozum anomalilerinin ileri değerlendirilmesi, iki olguda intrakranial kalsifikasyon ve bir olguda şüpheli yer kaplayıcı oluşumun değerlendirilmesi, kalan üç olguda ise makrosefal/dolikosefal gelişimin değerlendirilmesi için bu modaliteye başvurulmuştu (Grafik 2).
      68 olgunun 42’sinde fetal MRG bulguları USG ile korele ve üç olguda antenatal sonografiye ek bulgular saptanmıştır. İki olguda sonografide tespit edilemeyen gyral anomaliler (lissensefali (Şekil 2) ve poligyri) ve bir olguda korpus kallozum agenezisi fetal MRG ile ortaya konmuştur.
      Postnatal bulgulara bakıldığında MRG ile normal olarak değerlendirilen 26 olgunun konfirmasyonu için ek görüntüleme yapılmamıştı, izole hafif ventrikülomegali saptanan 16 olgudan sekizi postnatal görüntülemelerde normal olarak değerlendirilmişti. 42 olgudan 10’una terminasyon önerildi, beş olguda terminasyon gerçekleştirildi, bu olgulardan biri prenatal sonografide tespit edilmeyip MRG ile ortaya konan korpus kallozum agenezi vakası idi. Lissensefali tespit edilen olguya terminasyon önerilmiş ancak aile gebeliğin devamını talep etmişti. Dolikosefali ve hafif ventrikülomegali nedeniyle değerlendirilen ve fetal MRG’de poligyri eşlik ettiği de belirlenen olguda distal trizomi 15q sendromu teşhis edildi ancak ileri gebelik haftası nedeniyle aileye terminasyon seçeneği sunulmadı.
 İntratorasik anomaliler:
      Beş olgunun üçünde konjenital diyafragma hernisi nedeniyle akciğer volüm değerlendirmesi ve ikisinde MRG’de konfirme edilen pulmoner sekestrasyon şüphesi ile bu yönteme başvurulmuştur. Diyafragma hernili olgulardan birine MRG’de konfirme edilen kötü prognostik faktörler nedeniyle terminasyon uygulanırken diğer iki olguda aile bilgilendirmesi sonrası takip kararı verilmiştir.
 
İntraabdominal anomalilerden üç olguda, sonografide fetal abdomende farklı lokasyonlarda şüphelenilen kist/kitle MRG’de teyit edilememiştir. Bir olguda batın ön duvar defekti ileri değerlendirmesi; gastroşizis/rüptüre omfalosel ayrımı açısından bu modaliteye başvurulmuş ve gastroşizis olarak değerlendirilmiştir. Dört olguda sonografide midesi küçük izlenen/izlenemeyen polihidramnioz eşlik eden olgularda trakeo-özefageal fistül/atrezi araştırması açısından fetal MRG istenmiş olup bu olgulardan birinde özefageal atrezi saptanmıştır.ve pediatrik cerrahi bölümüne konsultasyonu ve operasyon planlaması prenatal dönemde sağlanmıştır.

Spinal kord anomalileri olan dört olgunun ikisinde sonografide izlenen nöral tüp defektinin prognoz açısından genişliğini tam olarak saptamak ve kalan iki olguda da kitle şüphesi ile bu modaliteye başvurulmuş olup bu olgulardan birinde diastematomyeli saptanmıştır. Boyun anomalileri olan bir olguda MRG’de konfirme edilemeyen fetal guatr şüphesi ile bu modaliteye başvurulmuştur. Ürogenital trakt anomalileri mevcut olan oligohidramniozlu bir olguda renal değerlendirme için fetal MRG istenmiş ve sonuçta polikistik böbrek saptanmıştır (Şekil 3). Bu olgu ilerleyen haftalarda intaruterin kayıp ile sonlanmıştır.
Diğer endikasyonlar:
       23 olguda maternal obezite nedeniyle fetal değerlendirmede sonografinin yetersiz kaldığı düşünülerek MRG istenmiştir. Bu olguların sekizinde üçlü tarama testinde alfa-feto protein (AFP) yüksekliği saptanmış ancak fetal sırt incelemesinde yetersiz kalınmıştır. 23 olgunun 1’inde ventrikülomegali izlenmiş, diğer olgularda fetal MRG’de anomali saptanmamıştır. Plasenta previa tespit edilmiş bir olguda plasental yapışma anomalilerinin değerlendirilmesi (Şekil 4) ve yine geniş amniotik sheet izlenen bir olguda ileri değerlendirme açısından MRG yöntemine başvurulmuştur. 
Tartışma
       Ultrasonografi her zaman antenatal görüntülemenin temelini oluşturacak olsa da fetal MRG prenatal tanıda önemi giderek artan yardımcı bir yöntemdir. Röntgen ile CT taramalarının aksine, MRG iyonize radyasyonu kullanmaz. Hamile kalmış MR teknisyenlerinin de dahil olduğu çok sayıda çalışma, MRG’nin güvenliliğini ve olumsuz klinik etkilerin olmadığını göstermiştir (6-8). MRG’nin güvenliliği araştırılmaya devam edilmesine rağmen, insan embriyoları ya da fetuslar üzerinde zararlı etkiler ürettiğine dair herhangi bir kanıt yoktur (9-11). Ancak pratik olarak, teratojenite açısından temkinli olmak, küçük fetuslarda düşük sinyal-gürültü oranı ve fetal hareketin artması ve organ gelişiminin değerlendirme açısından yetersiz olması nedeniyle ikinci trimestere kadar beklemek tercih edilir. Intravenöz kontrast maddeye gelince, kanıtlanmış bir güvenlik düzeyi olmadığından kullanımından kaçınılır (12,13). Bizim merkezimizde de en erken tetkik uygulaması 17 hafta idi, birinci trimester döneminde hiçbir olguda fetal MRG yöntemine başvurulmamıştı.

        Fetal MRG öncelikli olarak sonografik olarak şüphelenilen bir anomalinin varlığını teyit etmek için kullanılır. Anormalliğin karakterize edilmesine ek olarak, ultrasonla tespit edilmemiş ek bulgular da sağlayabilir. Fetal MRG endikasyonları, perinatal yönetimdeki bölgesel farklılıklar, hekim ve teknisyen deneyimi, uygun cihazın bulunma durumu ve fetal cerrahiye erişim gibi bazı faktörlere bağlı olduğu için merkezler arasında değişkenlik gösterebilir (3). Bazı merkezlerde fetal MRG normal ultrason varlığında bile fetusun yüksek risk altında olduğu düşünüldüğünde kullanılmaktadır (14). 
        Şüpheli merkezi sinir sistem anomalileri, özellikle de beyin anomalileri fetal MRG için en yaygın endikasyondur. Fetal beyin MRG için en yaygın üç endikasyon ise ventrikülomegali, posterior fossa ve korpus kallozum anomalileri olarak saptanmıştır (3-5,15). Bizim çalışmamızda da intrakranial patoloji, en sık saptanan alt grup ventrikülomegali olmak üzere, fetal MRG değerlendirmesi için major endikasyondu.
         Ventrikülomegali saptanan fetusların önemli bir kısmında eşlik eden yapısal veya kromozomal bir anormallik olabilir. İzole ventrikülomegali olanların daha iyi nörogelişimsel sonuca sahip olmaları nedeniyle, eşlik eden bir anomalinin varlığı veya yokluğu prognoz üzerinde önemli bir etkiye sahiptir (2,6). Ventrikülomegali ultrasonla iyi bir şekilde görüntülenebilmesine rağmen, eşlik eden anomaliler sonografik değerlendirmeyle saptanamayabilir. Fetal MRG’nin  USG’ye göre ek faydası iki alanda değerlendirilir; bunların ilki, gebeliğin tedavi planında değişikliğe yol açmadan ek tanısal veriler elde edilmesi, diğeri ise MRG ile elde edilen ek tanısal verilerin gebeliğe sonraki yaklaşımda değişikliklere yol açması şeklindedir. Örneğin Rossi ve Prefumo’nun çalışmasında MRG %65.4 olguda USG bulgularını konfirme ederken %22.1 fetusta ek bulgular sağlamıştı. %30 gibi yüksek oranda olguda ise MRG ile sonografi birbirinden o kadar farklıydı ki perinatal yönetim değişiklik göstermişti. Anlaşmazlık çoğunlukla orta hat anomalilerinde gözlenmişti (16). Amini ve arkadaşlarının  çalışmasında da MRG %55 olguda ek bulgu sağlamadan sonografiyi konfirme ederken, %35 olguda perinatal yönetimi değitirmeyen ek bulgular tespit etmiş ve %10 olguda da gebeliğe yaklaşımı değiştiren ek veriler sağlamıştı. Bu olgularda yeni veriler ışığında gebeliklerin terminasyonu sağlanmıştı (17). Bizim çalışmamızda da ventrikülomegali nedeniyle fetal MRG çekilen 36 olgudan üçünde ek anomaliler saptanmış ve MRG fetal prognoz için verilen danışmanlığa katkı sağlamıştır. Bu olgulardan ikisinde terminasyon seçeneği gündeme gelirken diğer olguda ileri hafta nedeniyle bu seçenek düşünülmemiş ancak yenidoğanın postnatal yönetimi ile ilgili gerekli bölümlerle prenatal dönemde planlama imkanı sağlanmıştır.

         Korpus kallozum ve posterior fossa anomalilerinde, MRG’nin multiplanar özelliği bu yapıların daha detaylı değerlendirilmesine olanak sağlarken, yine prognozda önemi olan eşlik eden anomalilerin saptanmasında da yararlıdır (15). Konjenital diyafragma hernili fetuslarda pulmoner hipoplazi neonatal mortalite ve morbiditeyi etkileyen en önemli faktördür (1-3). Bizim de merkezimizde tercih ettiğimiz üzere fetal MRG ile akciğer hacim ölçümleri neonatal sağkalım tahmini ile perinatal yönetime katkı sağlamaktadır. Lee ve arkadaşlarının fetal MRG'den elde edilen toplam akciğer volümü ile konjenital diyafragma hernisi sonuçlarını araştırdığı  çalışmasında; toplam akciğer volümü 40 mL’den büyük hastalarda sağkalım %90 iken, 20 mL’den az olanlarda %35 olarak saptanmıştır. Total akciğer volümü ile ekstrakorporeal membran oksijenasyonu ihtiyacı arasında anlamlı ilişki gözlenmiştir (18). Çalışmamızda yer alan üç diyafragma hernili olgudan birinde fetal MRG’den elde edilen veriler ışığında terminasyon planlanırken, diğer iki olguda iyi prognoz düşünülerek takip kararı alınmıştır.

         Obstetrik ultrasonografideki önemli teknik ilerlemelere rağmen maternal obezitenin ses dalgalarının yayılımı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle bu hasta grubunda fetal sonografide zorluklar yaşanmaktadır (19). Önceki çalışmalarda özellikle kalp ve serebrospinal sıvıların değerlendirilmesinde yeterli görüntü elde etmekteki zorluklar üzerinde durulmuştur. Obezitenin obstetrik görüntülemedeki negatif etkilerinin üstesinden gelebilmek adına fetal MRG gibi komplementer görüntü modalitelerinin kullanılması önerilir (20). Bizim merkezimizde de 23 olguda obezite nedeniyle fetal sonografide yetersiz kalınmış, özellikle nöral tüp defekti taramasında kullanılan AFP değerlerinin yüksek olduğu grupta batın ön duvarı ve fetal sırt değerlendirmesinde fetal MRG yöntemine başvurulmuştur. MRG fetal kardiyak yapıların değerlendirilmesinde fetal ekokardiyografiden üstün değildir. Bu nedenle bu hasta grubunda ek katkısı tartışmalıdır (3). Merkezimizde kardiyak anomali nedeniyle MRG uygulanan hasta saptanmamıştır.
Sonuç
Sonuç olarak sonografinin yetersiz kaldığı hallerde uygun perinatal yönetim ve danışmanlık için fetal MRG giderek artan sıklıkta kullanılmaktadır. MR cihazlarının daha ulaşılabilir olması, bu alandaki uzmanlığın artması ve MRG teknolojisindeki ileri gelişmeler bu modalitenin perinatoloji alanında daha yaygın kullanımı ile sonuçlanacaktır. Ancak fetal MRG’nin gereksiz kullanımı hastada anksiyete ve artmış maliyet yükü ile ilişkilidir. Obstetrik yönetimde rol alan klinisyenlerin radyologlarla işbirliği doğru endikasyonların seçiminde ve gereksiz uygulamaların önüne geçilmesinde yararlıdır. 
1. Rathee S, Joshi P, Kelkar A, Seth N. Fetal MRI: A pictorial essay. Indian J Radiol Imaging. 2016 Jan-Mar;26(1):52-62.
2. Robinson I. Fetal magnetic resonance imaging: a valuable diagnostic tool. Infant 2009; 5(4):124-6.
3. Patenaude Y, Pugash D, Lim K, Morin L; Diagnostic Imaging Committee, Lim K, Bly S, Butt K, Cargill Y, Davies G, Denis N, Hazlitt G, Morin L, Naud K, Ouellet A, Salem S; Society of Obstetricians and Gynaecologists of Canada. The use of magnetic resonance imaging in the obstetric patient. J Obstet Gynaecol Can. 2014 Apr;36(4):349-63.
4. Sohn YS, Kim MJ, Kwon JY, Kim YH, Park YW. The usefulness of fetal MRI for prenatal diagnosis. Yonsei Med J. 2007 Aug 31;48(4):671-7.
5. Daire A, Andronikou S, Boutall A, Constantatos S, Stewart C, Candy SE. Evaluation of fetal MRI in a South African referral centre. S Afr Med J. 2015 Nov;105(11):930-3.
6. Coakley FV, Glenn OA, Qayyum A, Barkovich AJ, Goldstein R, Filly RA. Fetal MRI: a developing technique for the developing patient. AJR Am J Roentgenol. 2004 Jan;182(1):243-52.
7. Kok RD, de Vries MM, Heerschap A, van den Berg PP. Absence of harmful effects of magnetic resonance exposure at 1.5 T in utero during the third trimester of pregnancy: a follow-up study. Magn Reson Imaging. 2004 Jul;22(6):851-4.
8. Baker PN, Johnson IR, Harvey PR, Gowland PA, Mansfield P. A three-year follow-up of children imaged in utero with echo-planar magnetic resonance. Am J Obstet Gynecol. 1994 Jan;170(1 Pt 1):32-3.
9. Yip YP, Capriotti C, Talagala SL, Yip JW. Effects of MR exposure at 1.5 T on early embryonic development of the chick. J Magn Reson Imaging. 1994 Sep-Oct;4(5):742-8.
10. Tyndall DA. MRI effects on craniofacial size and crown-rump length in C57BL/6J mice in 1.5T fields. Oral Surg Oral Med Oral Pathol. 1993 Nov;76(5):655-60.
11. Chen MM, Coakley FV, Kaimal A, Laros RK Jr. Guidelines for computed tomography and magnetic resonance imaging use during pregnancy and lactation. Obstet Gynecol. 2008 Aug;112(2 Pt 1):333-40.
12. Brasseur-Daudruy M, Ickowicz V, Eurin D. Fetal MRI: indications, limits and dangers. Gynecol Obstet Fertil. 2007 Jul-Aug;35(7-8):678-83.
13. Garcia-Bournissen F, Shrim A, Koren G. Safety of gadolinium during pregnancy. Can Fam Physician. 2006 Mar;52:309-10.
14. Glenn OA, Barkovich J. Magnetic resonance imaging of the fetal brain and spine: an increasingly important tool in prenatal diagnosis: part 2. AJNR Am J Neuroradiol. 2006 Oct;27(9):1807-14.
15. Glenn OA. MR imaging of the fetal brain. Pediatr Radiol. 2010 Jan;40(1):68-81.
16. Rossi AC, Prefumo F. Additional value of fetal magnetic resonance imaging in the prenatal diagnosis of central nervous system anomalies: a systematic review of the literature. Ultrasound Obstet Gynecol. 2014 Oct;44(4):388-93.
17. Amini H, Axelsson O, Raiend M, Wikström J. The clinical impact of fetal magnetic resonance imaging on management of CNS anomalies in the second trimester of pregnancy. Acta Obstet Gynecol Scand. 2010 Dec;89(12):1571-81.
18. Lee TC, Lim FY, Keswani SG, Frischer JS, Haberman B, Kingma PS, et al. Late gestation fetal magnetic resonance imaging-derived total lung volume predicts postnatal survival and need for extracorporeal membrane oxygenation support in isolated congenital diaphragmatic hernia. J Pediatr Surg. 2011 Jun;46(6):1165-71.
19. Tsai PJ, Loichinger M, Zalud I. Obesity and the challenges of ultrasound fetal abnormality diagnosis. Best Pract Res Clin Obstet Gynaecol. 2015 Apr;29(3):320-7.
20. Maxwell C, Glanc P. Imaging and obesity: a perspective during pregnancy. AJR Am J Roentgenol. 2011 Feb;196(2):311-9
 
 
Dosya / Açıklama
Şekil 1
Dandy Walker malformasyonlu fetusta (A) sagittal (B) transaxial kesitlerde geniş posterior fossa ve serebellar vermis agenezisi (ok)
Şekil 2
(A) Axial, (B) koronal ve (C) sagittal kesitlerde şiddetli ventrikülomegali (ok) ve lissensefali görünümü
Şekil 3
Bilateral polikistik böbrek ile uyumlu MR görüntüsü
Şekil 4
(A)-(B) Plasenta previalı olguda fokal invazyon alanı (ok) ile uyumlu görünüm
Grafik-1
Fetal MRG endikasyonlarının dağılımı
Grafik-2
İntrakranial nedenlere bağlı endikasyonların dağılımı